search result placeholder

Turşu

Turşu

Yemeklerinizin yanında, sandviçlerin içinde, mezelerde ya da kendi başına; sofralarınızın en sevilen yiyeceklerinden biri olan turşu, özellikle kış aylarında tercih edilen besinlerin de başında geliyor. Turşu en genel haliyle; her türlü meyve ve sebzenin, salamura olarak adlandırılan tuzlu su ve sirke gibi ‌laktik asit içeren çözeltiler içerisinde kavanozlanarak bekletilmesi ile fermente edilen ürün olarak tanımlanıyor. Türk mutfağının geleneksel tatlarından biri olan turşu, uzun süre saklanabilir yapısı dolayısıyla genelde kırsal bölgelerde, kış aylarında yenecek şekilde hazırlanıyor. Turşu yapımı için genelde ürünlerin en körpe olduğu sonbahar ayları tercih ediliyor. Fakat her dönemde yetişen sebze ve meyveden turşu yapılabildiğinden dolayı turşu yapımı da her mevsim gerçekleştirilebiliyor.

Turşunun Yapım Süreci

Turşu evlerde de işletmelerde de üretilebiliyor. Turşunun üretim süreci farklı aşamalar içeriyor. Turşuluk malzemelerin hazırlanıp, tuz çözeltisi içerisine yerleştirilmesi ile ‌laktik fermantasyon adı verilen süreç başlıyor. Tuzlu çözelti, bu süreçte istenmeyen organizmaların oluşmasını engellemeye yarıyor. Bekleme esnasında malzemelerin içerdiği şeker, oda sıcaklığında ortalama birkaç hafta içerisinde ‌laktik aside dönüşüyor. Fermantasyon, yani turşulama; yüksek moleküllü karbonhidratların, mikroorganizmalar yardımı ile daha küçük maddelere parçalanması işlemine deniliyor. Besinlerin içerdiği şekerin, oksijen kullanılmadan parçalanarak enerjiye dönüştürülmesi esasına dayanıyor. Fermantasyon farklı şekillerde olabiliyor. Turşu, bu fermantasyon çeşitlerinden biri olan laktik asit fermantasyonu ile elde ediliyor. Bu işlem sebze ve meyvelerin yüzeyinde bulunan doğal ‌laktik asit bakterileri tarafından gerçekleştiriliyor. İşlem sonucunda ortaya çıkan ürünler daha dayanıklı oluyor. Aynı zamanda da lezzet ve yapı bakımından oldukça sevilen ve tercih edilen bir nitelik kazanıyor. Bu sayede ürünler, bozulmadan muhafaza edilebilirken, aynı zamanda da besin değeri kaybı da yaşamıyorlar. İçerdikleri vitamin ve mineraller ile kolay sindirilebilir ve sağlığa faydalı yapılarını uzun süre koruyabiliyorlar. İşletmelerde turşu, biri otoklav turşusu diğeri fermantasyon turşusu olmak üzere iki şekilde üretiliyor. Otoklav turşusu; tıpkı konserve üretimi gibi, sebzelerin hazırlanıp, tuz, sirke ve sarımsak içeren çözelti ile beraber paketlenip, ısıl işlemden geçmesi ile elde ediliyor. Fermantasyon turşusu ise; turşuların, ilk başta bütün olarak tat dengesi kurulduktan sonra daha küçük ambalajlara alınıp ısıl işlem geçirmesi ile elde ediliyor.

Yapımı konusunda farklı fikirler olsa da hem limonlu turşu hem de sirkeli turşu farklı yörelerde sevilerek tüketiliyor. Yemeklerin yanında aperitif niyetine tüketilen yiyeceklerden olan turşuyu, evde de yapmak mümkün olabiliyor. İyi bir turşunun klorsuz doğal su, tuz, doğal sirke ya da limon ve sarımsak içermesi gerekiyor. Hazırlanan sebzelerin düzgün seçilmesi, tuz miktarı ve çeşidinin doğru ayarlanması da iyi bir turşu elde etmek için gerekli olan etmenlerden sayılıyor. Turşu çözeltisinin içine kereviz yaprağı, defne yaprağı, maydanoz, dereotu, kişniş gibi lezzeti arttıracak malzemeler ve mayalanmasına yardımcı olmak için nohut da eklenebiliyor. Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra kapağı kapatılarak serin ve karanlık bir yerde yaklaşık 20 - 25 gün kadar bekletilmesi ve açıldıktan sonra da buzdolabında saklanması gerekiyor. Çok daha pratik bir yöntem olarak sizler için özenle hazırlanmış, birbirinden kaliteli turşuları da Trendyol üzerinden edinebilirsiniz.

Turşunun Farklı Kullanım Alanları

Tüm dünyada sevilerek tüketilen besinlerin kaynağı olan turşuculuğun neredeyse 5000 yıllık bir tarihi olduğu düşünülüyor. Turşunun tarih boyunca sağlık ve güzellik diyetlerinde, fiziksel güç gerektiren işler yapan kişilerce ve hastalıklardan korunmak amacıyla tüketilen bir besin olarak tüketildiği biliniyor. Turşu, bölge ve yöreye göre farklılar gösteren şekillerde üretiliyor. Orta Doğu'da her öğünün yanında servis edilebilen binlerce çeşit turşu bulmak mümkünken; Ruslar domatesi, Koreliler fermente Asya lahanası olan ‌Kimchi'yi, Japonlar erik ve Asya turpunu, İtalyanlar patlıcan ve biberleri turşulamayı daha çok tercih ediyor. Turşu söz konusu olduğunda her bölge kendi çeşit ve tariflerini geliştiriyor.

Turşu, Türk mutfağının da yapı taşı sayılabilecek besinlerden biri arasında yer alıyor. Geleneksel olarak evlerde de üretiliyor olmasının yanı sıra binlerce çeşidini hazır olarak da rahatlıkla temin edebildiğiniz turşular, asırlardan beri sofralarınızın eksik olmaz ‌ögelerinden biri olarak karşınıza çıkıyor. Turşu, özellikle Türk yemek kültüründe de önemli bir noktada bulunuyor. Özellikle etlerin, kuru fasulye ve pilavın, balık ekmeğin, kebap ve dürümlerin yanında geleneksel olarak tercih ediliyor. Türk turşusu ve turşu suyu, turistler tarafından da sevilerek tüketilen yöresel besinler arasında yer alıyor. Turşular her mevsim tüketiliyor, farklı çeşitleri ile kahvaltılarda da öğle ve akşam yemeklerinde de sofralarınızda yer buluyor, ara öğünlerin yanında da ikramlıklarla birlikte de servis ediliyor. Kültür festivalleri ve sokak tezgahlarının da vazgeçilmez gıdalarından biri olarak karşınıza çıkıyor. Damak tadına göre neredeyse her türlü meyve ve sebzenin turşusu kurulabiliyor.

Rengarenk Turşu Çeşitleri

Etlerden, meyve ve sebzelere kadar çok sayıda tarif ve ana malzemeyi kapsayabilen binbir çeşit turşu bulunuyor. En yaygın olarak turşusu yapılan sebze meyveler arasında salatalık, lahana, biber, havuç, yeşil domates, yaban eriği, sarımsak, kapari, acur, pancar, ayva, elma, limon, soğan, pancar, karnabahar, fasulye, patlıcan ve mısır bulunuyor.

Kornişon turşu, en sık tüketilen turşuların başında geliyor. Her türlü yemeğin yanında da, kendi başına da servis edilebilen kornişon salatalık turşusu; hamburger, sandviç, kumpir, kısır ve Rus salatası gibi yemek ve mezelerin de önemli malzemelerinden biri olarak da kullanılıyor. Pütürsüz salatalık ile yapılan salatalık turşusu da yaygın olarak tüketiliyor. Sevilen turşulardan olan kırmızı pancar turşusu, yemeklerin yanında ya da salatalarda kullanılıyor. Jalapeno turşu ve biber turşusu, sandviçlerin, dürümlerin, hamburgerlerin içinde ve yanında servis ediliyor. Turşu biber, acılı ve acısız çeşitlerde olabiliyor. Acı biber turşusu, özellikle kebapların, bakliyat ve et yemeklerinin yanında servis edilerek tüketiliyor. Acı turşu, acı seven tüketicilerin beğenisini kazanıyor. Parlak sarı rengiyle tanınan acı turşu biber, lezzetiyle de ön plana çıkıyor. Ayrıca biber turşusu ile yapılan; yağlı biber turşusu, yoğurtlu biber turşusu, peynirli biber turşusu gibi meze ve yemekler de bulunuyor. Kapari turşusu, özellikle soslarda, salata ve balıkların yanında kullanılıyor. Kapari turşu, lezzetinin yanında sağlığa faydalarıyla da dikkat çekiyor. Lahana turşusu, etli yemeklerin içerisinde kullanılabiliyor. Lahana turşu çeşitleri arasında yer alan, kara lahana turşusu ya da kırmızı lahana turşusu olarak da bilinen mor lahana turşusu, kış salatalarında, mevsim salatalarında ve hamburgerlerin içerisinde yerini alıyor. Şipşak olarak da adlandırılan kırmızı biber turşusu da sevilen turşular arasında yer alıyor. Kapya biber turşusu olarak da geçen közlenmiş biber turşusu, zeytinyağı ile çeşnilendirilerek tüketiliyor. Kırmızı biber turşu meze olarak kullanımının yanında salataların ve kumpir gibi yemeklerin içinde de yerini alıyor, soslu turşu yapımında da kullanılıyor. Çubuk yöresine ait patentli Çubuk turşusu da en meşhur yöresel turşulardan biri olarak biliniyor. Dolma turşu formunda da bulunabilen patlıcan turşu farklı yapısıyla dikkatleri çekiyor. Patlıcan turşusu genellikle biber, domates ve maydanozla birlikte hazırlanıyor.

Popüler turşu çeşitleri arasında yer alan fasulye turşusu Karadeniz bölgesinin öne çıkan tatlarından biri oluyor. Erik turşusu, salatalara farklı bir tat ekliyor. Karnabahar turşusu et yemeklerinin yanında sofraya lezzet katıyor. Hem beyaz hem de kırmızı et yemeklerinin yanında soğan turşusu ve acur turşusu menüye dahil edilebiliyor. Bamya turşusu atıştırmalıklarla birlikte hafta sonu etkinliklerine uyum sağlıyor. Kelek turşusu, sarımsak turşusu ve biberiye turşusu gibi turşu türleri de bulunuyor. İçinde genellikle beyaz lahana turşusu, domates turşusu ve havuç turşusu bulunan karışık turşu da her türlü tüketici tarafından beğeniyle karşılanıyor. Tüm bunların dışında kavanoz turşu çeşitleri arasında avokado, kozalak, armut, enginar, elma, yumurta, kiraz, vişne, ayva, şeftali hatta ahtapot turşusu gibi değişik turşular da bulunabiliyor.

Turşunun Saymakla Bitmeyen Faydaları

Türk mutfak kültürünün önemli bir parçası olan turşunun, sağlık açısından da önemli bir işlevi olduğu biliniyor. Uzmanlar turşunun her çeşidinin sağlık açısından son derece öneme sahip olduğunu söylüyor. Kanserden ülsere kadar çok sayıda hastalığa karşı koruyucu olduğu bilinen, yüzün üzerinde çeşidi yapılabilen turşunun, tam bir doğal şifa kaynağı olduğu yaygın olarak biliniyor. Turşu, bağırsaklarda zararlı bakterilerin oluşmasına engel olan B vitamini ve demirin daha iyi emilmesine olanak sağlayan C vitaminini içeriyor. İçerdiği iyi bakteriler yardımıyla yiyeceklerin besleyicilik değerini de arttırıyor.

Önemli probiyotik depolarından biri olan turşu, sindirim sağlığını iyileştiriyor. Düşük kalorili bir besin olmanın yanı sıra, K vitamini ve sodyum açısından zengin olma özelliğini taşıyor. Bu düşük kalorili besin B ve C vitaminleri, magnezyum, kalsiyum, potasyum, bakır ve diyet lifi içeriyor. Sebze ve meyvelerden oluşan turşu, pek çok vitamin, mineral ve antioksidan barındırıyor. Pancar turşusu ile lahana turşusu bunların en önemlilerinden kabul ediliyor. Sindirim için oldukça faydalı olan lahana turşusunun, mükemmel bir laktobasil kaynağı olduğu da biliniyor. Yüksek antioksidan içermesi ile bu turşular tüketildiğinde soğuk algınlığına karşı kalkan oluşturulabiliyor. Turşu, öğünlerle birlikte tüketildiğinde, içinde yer alan sirke sayesinde insülin salınımını dengeleyerek, kan şekerinin düzenlenmesini sağlıyor. Ancak diyabet, tansiyon ve böbrek hastalarının doktor kontrolünde tüketmesi öneriliyor. Turşunun sağladığı bir diğer fayda da, kaybedilen minerallerin ve sıvının hızlı yerine konmasına destek olması. Ayrıca turşuda bulunan sirkenin, kas ağrıları üzerinde de iyileştirici ve rahatlatıcı etkisi olduğu biliniyor. Yüksek miktarda lif içeren turşu, besinlerin mideyi terk etme süresini yavaşlatarak tokluk hissinin daha uzun süreler korunabilmesini sağlıyor. Sirke kaynaklı asetik asit, vücutta yağ depolamasını önlediğinden, kilo vermek isteyenlere de yardımcı oluyor. Sarımsak, karnabahar ve pancar turşusunda bulunan antioksidanlar sayesinde kansere de iyi geldiği yönünde araştırmalar bulunuyor. Turşunun içindeki sarımsak sayesinde sinir sistemi güçleniyor ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı koruma sağlanıyor.

Bir Probiyotik Gıda Olarak Turşu

Probiyotik turşu, fermente edilmiş probiyotik besinlerin de başında geliyor. Günden güne ilerleyen teknoloji günlük yaşamı kolaylaştırsa da hızına yetişilmesi zor modern yaşamın, insan vücudunun dengesi açısından olumsuz yönleri de bulunuyor. Bu olumsuzluklardan etkilenen hayati sistemlerden biri de sindirim sistemi. Sindirim sisteminin ana etkenlerinden biri olan bağırsak florası; iklim, stres, gereksiz ilaç kullanımı, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme gibi etkenlerle olumsuz etkilenerek vücudunuzun probiyotik dengesini bozuyor. Yeterince lif içermeyen çok yağlı işlenmiş gıdaların tercih edilmesi, özellikle de yeterince sıvı da alınmadığında çeşitli bağırsak sorunlarına sebep oluyor. Bu tarz durumlarda turşu gibi probiyotik yiyecekler devreye giriyor. Tüketildiğinde kötü bakterilerin yararlı bakterilerle yer değiştirmesine ve bağırsak florasının onarımına olanak sağlayan probiyotiklere, günlük diyetinizde mutlaka yer vermeniz gerekiyor. Yapılan çok sayıda çalışma; başlıca görevleri bağışıklık sistemini güçlendirmek, bağırsak florasını zenginleştirmek ve yiyeceklerin hazmını kolaylaştırmak olan probiyotik besinlerin, insan sağlığına büyük katkı sağladığını doğruluyor. Probiyotik gıdalar, şişkinlikten kurtulmaya ve rahatsız bağırsak sendromu, kabız ve ishal gibi sorunlar ile başa çıkılmasına yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalar alerji, egzama, saç kaybı ve viral enfeksiyonları tedavi etmede de rol oynadığını gösteriyor. Ek olarak probiyotiklerin obezite hastalarının kilo vermelerine yardımcı olduğu da biliniyor. Diyetinizde mutlaka yer alması gereken probiyotik besinleri, doğanın sunduğu mucizelerden biri olan fermente besinlerden kolaylıkla elde edebilirsiniz.

Sağlık Deposu Fermente Turşu

Fermente olmuş sebzeler ve meyveler denilince akla ilk olarak asma yaprakları ve turşular geliyor. Her çeşidi yapılabilen fermente turşu, kendisi de üzümün fermente edilmesi ile oluşan sirke sayesinde fermente oluyor. Turşu ve sirkenin yanı sıra, dünyanın birçok yerinde fermente çorba ve salatalar, farklı turşu çeşitleri de tüketiliyor. Örneğin; Kore'de sıkça tüketilen güç ve besin deposu olan Kimchi, Avrupa'da sıklıkla tüketilen Sauerkraut olarak bilinen lahana turşusu da yine fermente gıdalara örnek gösterilebiliyor. Bunlar dışında boza, tarhana, ekşi mayalı ekmek gibi protein, karbonhidrat ve posa açısından zengin buğday ve tahıl bazlı doğal fermente gıdalar da bulunuyor. Kefir, kımız, ekşi krema, tereyağı, yoğurt; süt ürünlerinin fermente edilmesi ile ortaya çıkıyor. Özellikle Çin ve Kuzey Avrupa'da balık ve et çeşitleri de fermente edilerek tüketiliyor. Türkiye'de üretilen sucuk ve pastırma, özellikle Asya mutfağında severek tüketilen soya sosu da fermente ürünler arasında yer alıyor.

Geçirdikleri sürecin sonucunda laktik asit yönünden zenginleşip amino asit miktarında artış gerçekleşen fermente ürünler; sindirim sistemine olan yararlarının yanında kolesterolü düşürüyor, tansiyonu dengeliyor, kalp rahatsızlıklarına iyi geliyor. Ayrıca çoğu fermente ürünün kanser hücrelerinin oluşumunu da engellediği yönünde çalışmalar bulunuyor. Bunların yanında vücutta detoks etkisi, depresyonun önlenmesi, doğal takviye oluşumu, hormonal denge yardımı ve besinlerin daha iyi emilimine katkı sağlama gibi yararları da bulunuyor.

Turşu Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çok sayıda ve farklı özelliklerde turşu çeşidi, tüketicilerin aklında soru işaretleri bırakabiliyor. Uzmanlar turşu yapımında kullanılan ürünlerin taze, diri, mümkün olduğunca düzgün şekilli ve lekesiz olmasının önemli bir kıstas olduğunu söylüyor. İçi geçmeye başlamış, fazla olgunlaşmış ürünlerden elde edilen turşuların zararlı mikroorganizma üremeye elverişli olacağı gerekçesiyle tercih edilmemesi gerekiyor. Asidik dengesinin ve tuz miktarının doğru bir şekilde ayarlanmış olması, koruyucu madde içermemesi gibi etkenler de ürünün kalitesini belirlemede rol oynuyor. Alınan ürünün mümkün olduğunca cam kavanozlarda ambalajlanmış olması da yine tüketiciler tarafından dikkat edilmesi gereken hususlardan biri olarak belirtiliyor. Ürün ambalajı üzerinde bombe, kabarıklık olmamasına dikkat edilmesi öneriliyor. Alınan turşuların, özellikle açıldıktan sonra serin ve karanlık bir yerde bekletilmeleri gerekiyor.

Turşu ürünleri, malzeme çeşitliliğinin yanı sıra çeşnilendirme ve yapım esnasında uygulanan yöresel teknik farklılıklarına göre de sınıflandırılabiliyor. Konserve turşu çeşitleri içerisinde klasik turşular gibi kişniş, dereotu, asma yaprağı gibi farklı çeşni seçenekleri içeren seçenekler de bulunuyor. Geleneksel Türk tipi turşuların yanı sıra, daha az tuzlu Alman tipi turşu gibi seçenekler de tüketiciler tarafından tercih edilebiliyor. Tüketicilerin turşu almadan önce, turşuyu hangi amaçla ve hangi yemeklerle birlikte kullanacaklarını belirlemeleri, sonrasında da hangi teknik ve yöreye göre üretildiğini inceleyip hangi çeşnilendirmeleri tercih edeceğine karar verip ona göre seçimini yapması tavsiye ediliyor.

Cebinizin Dostu Turşu Fiyatları

Turşu fiyatları seçilen turşulara ve özelliklerine göre değişiklik gösteriyor. Her bütçeye ve damak zevkine uygun turşu seçenekleri tüketicilerin seçimine sunuluyor. Ev yapımı turşu fiyatları gramajına göre biraz daha yüksek olabiliyor, organik turşu fiyatları da benzer bir aralıkta seyrediyor. Karışık turşu fiyatı avantaj sunarken paket turşu fiyatları da her bütçeye uyum sağlıyor. Kornişon turşu fiyat bakımından cep yakmadığı için tercih ediliyor. Kavanoz turşu çeşitleri farklı gramajlarda bulunabiliyor. 3, 4 ya da 5 kg turşu; tüketiciler tarafından yoğun olarak tercih ediliyor.

Taze, tam kıvamında, lezzetli ve kaliteli tüm doğal turşu çeşitlerini Trendyol'da bulabilirsiniz. Her yemeğin yanında tüketilen, sofralarınızın lezzetli ve sağlıklı besinlerinden olan turşuyu, steril koşullarda üretilmiş rengarenk seçenekleri, indirimli fiyatları ile Trendyol'dan güvenle ve hızlıca alabilir, keyifle tüketebilirsiniz.

search result placeholder