Dior Pure Poison

4 Ürün Listeleniyor

Filtrele

Dior Pure Poison

Fransız moda tasarımcısı Christian Dior tarafından 1946’da kurulan Dior; deri ürünler, moda aksesuarları, saatler, parfümler, makyaj ve cilt bakım ürünleri tasarlıyor. Kadın, erkek ve çocuklara özel kategorilerde ürettiği ürünleri dünya çapındaki perakende satış mağazalarının yanı sıra çevrimiçi mağazalar aracılığıyla da kullanıcılarıyla buluşmaya devam ediyor. Fransa moda endüstrisinin yeniden canlanmasını sağlayan ve devrim niteliği taşıyan koleksiyonları alanında uzman tasarımcılar tarafından üretiliyor, 73 yıla dayanan tecrübeye sahip marka güvenilirliğiyle takipçilerine sunuluyor. Başarılı geçmişinin bir sonucu olan Christian Dior parfümleri, makyaj ve cilt bakım serileriyle de dünyanın önde gelen kozmetik şirketleri arasında yer alıyor. İlkini 1947’de ürettiği kadın parfümlerini, yüksek kalitede ürünler bulunduran kozmetik mağazalardaki erkek parfümleri, makyaj ürünleri ve devamında cilt bakım ürünleri takip ediyor. Vizyon sahibi marka güçlü kırmızısıyla bilinen Rouge Dior ve devamında üretilen Dior Pure Poison kadın parfüm, güzellik kavramını yeniden şekil veriyor. Dior Miss, Diorissimo, Diorella, Dior Dior, Poison, Dune ve J’Adore kadın parfüm serilerini, Eau Sauvage, Fahrenheit, Dune pour Homme erkek parfüm serilerini oluşturuyor.

Dior Parfüm Çeşitleri

Elde edilen çiçeklerin işlenmesiyle oluşturulan uçucu yağların başarılı birleşimleriyle önde gelen kadın ve erkek kokuları arasında yer alan Christian Dior parfüm serileri, zamanın ötesinde ilerleyen moda anlayışına eşlik ediyor. Her kullanıcısına kişiliğini yansıtma fırsatı veren bu parfümler sayesinde tasarımlar farklı duyulara da hitap etmeye başlıyor.

Parfümeri ve koku estetiği konusunda uzman Edmond Roudnitska tarafından 1956’da tanıtılan Diorissimo, vadi zambağının kokusunu temel alıyor. Laboratuvar ortamında oluşturulan moleküllerin verdiği zambak esansının başarılı şekilde parfüm hale getirilmesini sağlayan parfüm, bahar koleksiyonunun da ilham kaynağı haline geliyor. Ylang-ylang, nergis, yasemin ve narenciye cinsi boronia kokuya ait diğer notaları oluşturuyor. Tüm bu beyaz çiçek kokuları klasik hale gelen Dior parfümlerinin bir örneğini verirken geleneksel damıtma yöntemlerinin kalıcılığını kanıtlıyor. Yarı saydam bahar tomurcuklarına ait doğal özlerden sentetik bileşenlere kadar çeşitli malzemelerden özenle inşa ediliyor. Her kullanımda hissedilebilecek saf ve çiçeksi karakterini korumasının yanı sıra bergamot, sandal ağacı ve misk notalarını bir araya getiren odunsu notaları içeriyor. Meyveli çiçeklerin modern zaman ayak uyduların kokuları Diorella ile cildinizde hayat buluyor. Baharatlı bir tazelik veren parfüm Sicilya limonu, hanımeli ve güve otunun karışımından meydana geliyor. Yaz kokularının vazgeçilmezi haline gelmesinin yanı sıra koku derinliğine sahip formülasyonu, gün boyu teninizde ve kıyafetlerinizde sızıyor. Sicilya limonunun kabuğunda bulunan taze notalar parfümün canlandırıcı üst notalarını oluşturuyor. Beyaz hanımeli çiçekleri ve balın bir araya geldiği tatlı koku parfümün tam gövdeden daha düşük esansa sahip olmasını sağlıyor. Kokulu köklere sahip vetiver bitkisinden elde edilen uçucu yağlar ise parfüme feminen ve odunsu tonlar katıyor. İlki 1972’de üretilen Diorella meyvelerin zengin kokusunun yanı sıra gül, siklamen, karanfil, paçuli, misk ve meşe yosunu ile hafif ve durgun kokulardan hoşlananların tercihleri arasında yer alıyor. 1976’da üretilen Dior Dior parfümün üst notalarını leylak ve yasemin, orta notalarını nergis ve vadi zambağı, alt notalarını ise meşe yosunu ve amber oluşturuyor. Hypnotic, Girl, Pure ve Extrait serilerinden oluşan Dior Poison, 1985 yılında üretiliyor. Kısa sürede popüler hale gelen Christian Dior Pure Poison kendi başına bir marka haline geliyor. 800 farklı kokunun test edilmesinden sonra Edouard Flechier tarafından üretilen bu gösterişli parfümün şişe tasarımı dahi incelikli araştırmalar sonucu üretiliyor. Koku yabani meyveler, sandal ağacı, misk, yasemin, portakal çiçeği, kişniş, limon otu, sedir, tarçın, gül ağacı, erik, sümbül ve vanilyanın birleşiminden meydana geliyor. Dior Pure Poison 50ml şişesi yasak meyve hikayesinden ilham alınarak hazırlanan koyu ametist tonun ve kristal tıpa sahip görünümüyle tanınıyor. 1991’de okyanus kokusunu mandalinayla bir araya getiren Dune, Sicilya’nın sarı, yeşil ve kırmızı turunçgil meyvelerinin notalarını sunuyor. Taze ve meyvemsi vurgular sunan parfüm egzotik havasının yanı sıra şakayık ve vanilyanın hem tatlı hem baharatlı tonlarıyla da biliniyor. Parfüm dünyasında klasik haline gelen J’Adore ise 1999’da üretildiğinde kısa sürede kadın kullanıcıları arasında bir klasik haline geliyor. Ylang-ylang özü ve şam gülü özünün birleşiminden doğan bu koku Comoro Adaları, Türkiye ve Bulgaristan’ın çiçek kokularını harmanlayarak zarafet ve özgünlüğü üst notalara yerleştiriyor.

Pure Poison Dior Esans Özellikleri

İlgili bitkinin kimyasal bileşikler yardımıyla, hidrofobik özellikteki sıvısının normal sıcaklıklarda uçucu hale getirilmesiyle oluşan yağı esans olarak tanımlanıyor. Uçucu yağlar, eterik yağlar veya eterol olarak da bilinen esanslar temelde özütlendikleri bitkinin karakteristik kokusunu içeriyor.

Uçucu yağlar genellikle damıtma yoluyla veya buhar kullanılarak çıkarılıyor. Diğer işlemler arasında ise ekspresyon, çözücü ekstraksiyonu, yavaş katlama, mutlak yağ ekstraksiyonu, reçine çekme, mum gömme ve soğuk presleme bulunuyor. Parfüm, kozmetik ve sabun üretiminde damıtma veya buhar yöntemi uygulanırken tat ve koku ekleme amacıyla yiyecek, içecek, tütsü ve ev temizlik ürünlerine diğer yöntemler uygulanıyor. Esansiyel yağlar parfümlerin yanı sıra aromatik bileşiklerde de alternatif tıp türü olarak tercih edilebiliyor. Pure Poison Dior, parfüm serileri arasında rahatlatıcı ve kalıcı kokusu sayesinde hem gevşeme hem cesaret arayan kullanıcıların öncelikli seçimi oluyor. Seçkin bitkilerin özlerinden elde edilen yağlar uçucu hale getirildikten sonra bir diğer taşıyıcı yağda seyreltilerek laboratuvar ortamında şişelemeye uygun hale getiriliyor. Damıtma yönteminde sıklıkla lavanta, nane, çay ağacı yağı, nane ve okaliptüs gibi uçucu özelliği yüksek yağlar kullanılıyor. Çiçek yaprağı, ağaç kabuğu, kök, tohum gibi ham bitki materyallerinin damıtma aygıtı içerisine konularak ısıtılması ve ısınan bitki özüne ait buharın aygıt içerisinden geçerek uçucu bileşiği oluşturmasıyla esans elde ediliyor. Oluşan buharın tekrar sıvı hale getirilmesi daha sonra aygıtın alıcı kabında toplanarak bobinden akıtılması ile işlem tamamlanmış oluyor. Dior Pure Poison kullananlar bu işlem sonucu meydana gelen yüksek kalitede kokuları deneyimlerken birçok uzman tarafından hazırlanan bu formüllerle tenlerine uyum sağlayan kokuları yakalama şansı buluyor. Çoğu yağ tek bir işlemler damıtılırken Dior serilerinin çoğunda bulunan ylang-ylang yağı ise fraksiyonel damıtma yoluyla saflaştırılıyor. Benzer kaynama noktalarına sahip bir grup kimyasalı ifade eden fraksiyonların ayrışmasını sağlayan bu damıtma yöntemi 25 santigrat dereceden daha az farklılık gösteren kaynama noktalarına sahip bileşenlerin buharlaşmasını sağlıyor. Yeniden yoğunlaştırılan sıvılar koku yayan hidrosolleri oluşturan gül ve lavanta suyu, melisa, adaçayı, portakal çiçeği suyu gibi kozmetik ve parfümeride kullanılan hoş kokulara sahip esansları meydana getiriyor.

Parfüm Kullanımı

Parfüm kullanmak vücuda ve çevreye yaydığı koku dikkate alındığında beceri ve incelik gerektirebiliyor. Parfümün doğru yere sıkılması bile kıyafet üzerindeki kalıcılık süresini etkileyebilirken ten üzerine uygulama esnasında yapılacak ufak dokunuşlar da parfümün gerçek kokusunu yansıtmasını sağlayabiliyor.

Uygulama esnasında özellikle bileklere sıkılan parfümün, bilekler birbirine sürtüldükten sonra koku seyri değişebiliyor. Şişe içerisinde bulunan doğal enzimler sürtünme esnasında cildi ısıtıyor, ısınmanın etkisiyle kokuya ait üst ve orta notalar açılıyor ve kalıcılığı azalabiliyor. Bu nedenle bileğe veya vücut üzerindeki diğer uygulama bölgelerine sıkıldıktan sonra sıvının içeri girmesinin beklenmesi ve sıkılan bölgeye temas edilmemesi kokunun kalıcılığını artırıyor. Çevresel değişikliklere karşı son derece hassas olan parfümlerin soğuktan sıcağa geçme esnasında etkisi azalabiliyor. Sıcaklık değişimleri parfüm içerisinde bulunan doğal bileşenlerde beklenmedik kimyasal reaksiyonlara yol açtığından koku ilk başta sıkılan notalarını kaybedebiliyor. Narenciye kokularında ise buharlaşmaya neden olabilecek ısılar tazeliği etkilerken nane esansına sahip hammaddelerin kokusunda artış sağlayabiliyor. Özellikle ultraviyole ışınların etkisi parfüm şişelerinde de gözlenebiliyor. Güneşte uzun süre kalan kehribar tonlarına sahip parfümler yeşil tona doğru dönebiliyor. Bu doğrultuda ideal ısı oda sıcaklığı olarak belirtilirken kokuların üretim aşamalarında saklanan koşullarında oda sıcaklığına uygun olduğu biliniyor. Daha hassas koruma sağlamak isteyen kullanıcıların ısı ve ışığa olduğu kadar ortama da dikkat etmeleri öneriliyor. Parfümün hızlı şekilde tüketilmesi gerektiği ise bitki özlerinin oksijenle teması sonucu etkilerini azaltma eğilimlerinden kaynaklanıyor. Rafınızda yarı kullanılmış bir şişe bulundurmak parfümün doğal düşmanı olarak ifade edilen oksijenin koku moleküllerini yavaşça parçalayarak bileşiminde değişiklikler yaratmasına neden olabiliyor. Dior Pure Poison 50ml, kokuyu uzun süre ilk günkü tazeliğiyle koruyarak oksijenle fazla temas etmeden kullanmanızı mümkün kılıyor. Esansın şişe içerisinde üç aya kadar taze kaldığı biliniyor olsa da tam koruma sağlayan parfüm tıpaları veya kapakları da parfümün uzun ömürlü olmasına yardımcı oluyor.

Doğru Parfüm Seçimi

Dior Pure Poison, bilinen çoğu parfümün bileşenleri arasında yüksek kalıcılığı ve fark yaratan esansıyla tanınıyor. Dior sizin için doğru kokunun seçimine yardımcı oluyor olsa da seçim esnasında yaşanabilecek zorlukların bazı basit çözümleri de bulunuyor.

Günlük hayat düşünüldüğünde sevilen çiçekler veya koklandığında hoşa giden aromatik notalar olabiliyor. Özellikle vücutta kullanılan kokular veya cilt bakım ürünlerinin seçimini etkileyen esans içerikleri, koku eğilimini yansıtabiliyor. Çam, deri veya kahve gibi kokular başlangıç olarak alındığında parfüm içeriklerinde görülen bazı notaların içerikleri daha iyi anlaşılabiliyor. Belirlenen koku ruh halinden yaşam tarzına kadar çoğu şeyi hem etkilerken temsil de edebileceğinden sağduyulu ve güçlü seçimler yapmak önemli hale geliyor. Misk notalarına sahip parfümler ofis ortamından çok gece aktiviteleri ve buluşmalara uyum sağlarken açık renkli çiçekler ve turunçgiller işe ve günlük aktivitelere odunsu ve baharatlı notaların eşlik etmesini sağlıyor. Dior Pure Poison parfüm içerdiği misk, portakal çiçeği, limon otu ve sandal ağacının birleşiminden doğan esans sayesinde her mekana kolaylıkla uyum sağlıyor. Vanilya bitki özü ise daha hafif kokulardan hoşlanan kullanıcılar için bir alternatif yaratıyor. Dior Pure Poison yorum ve değerlendirmelerinde görülebilecek ürün etkileri, uzmanlar tarafından da onaylanan parfümlerin farklı bedenlerde farklı sonuçlar verdiğini kanıtlıyor. Kokuların etkisi ısıya, ışığa hatta vücut kimyasına ve hormonal seviyeye bağlı olarak değişebiliyor. Çevre ve iklim de bu değişikliğe neden olabiliyor olsa da esans içeriği, oluşacak kokunun tahmin edilmesinde öne çıkan noktalar arasında yer alıyor. Özellikle esans içerisinde bulunan yağ konsantrasyonu kokunun gücünü ve havada asılı kalma süresini etkiliyor. Kokudaki doğal ve sentetik unsurlar yalnızca kullanım süresini değil, aynı zamanda kokunun kendisinin vücutla nasıl etkileşimde bulunduğunu da etkiliyor. Bazı bitkiler yalnız başlarına herhangi bir koku ihtiva etmezken laboratuvar koşullarında bir araya getirildikleri sentetik bileşenler, özlerinde bulunan kokuların açığa çıkmasına yardımcı oluyor. Kokuları yumuşatan ve zenginleştiren misk doğal olarak kendine özgün bir kokuya sahipken şakayık, frezya, vadi zambağı gibi kokular doğal özütlemeyle ortaya çıkarılan esanslarının sentetik molekül bileşimleriyle işlenmesi dahilinde aroma salıyor.

Parfüm Kategorileri ve Notaları

Parfümler özenle oluşturulmuş esansiyel kokulu yağların çözücülerle karıştırılmasıyla elde ediliyor. Üç farklı notaya sahip olan parfümler baskın kokudan orta etkiye sahip notaya, oradan da azalarak kaybolan esansa sahip kokuya ayrılıyor. Dior Pure Poison ile üç ana notanın gücünü keşfederek her seviyede farklı deneyimler kazanmak mümkün hale geliyor.

Püskürtüldüğünde havaya ilk nüfuz eden ve etkisi yoğunluğuna bağlı olarak 15 ila 20 dakika arasında süren hafif ve havadar koku, üst nota olarak tanımlanıyor. Üst notalarda genellikle narenciye, meyveli kokular ve lavanta gibi hafif kokuya sahip çiçekler bulunuyor. Üst nota etkisini kaybettiğinde yaklaşık yarım saat içerisine kendini gösteren koku ise kalp notası denen orta seviye notaları oluşturuyor. Yine yoğunluğuna bağlı olarak dört saat kadar etkisini devam ettiren bu esans seviyesi, kokunun karakterini belirliyor. Ciltte temas ettikten sonra parfümün en belirgin kokusunu oluşturduklarından dolayı çoğunlukla güçlü etkiye sahip çiçeklerden oluşuyor. Ertesi gün parfümün izlerini hala vücutta, saçta ve kıyafette hissetmek mümkün olabiliyor. Bu kalıcı ve tanıdık kokuyu meydana getiren temel notalar, kalp notaları solmaya başladığında ön plana çıkıyor. Parfüm sıkıldıktan yaklaşık 12 saat sonraya kadar sürebiliyor. Misk, vanilya, güve otunun verdiği odunsu kokular temel notaları oluşturuyor. Parfüm kategorileri ise dört ana kokuya ayrılıyor. Çiçek kokuları bir veya daha fazla çiçeği kapsadığı gibi en yaygın kullanılan klasik parfüm türleri arasında yer alıyor. Yaygın olarak kullanılan çiçekler arasında gül, yasemin, zambak, nilüfer, menekşe, kadife çiçeği bulunuyor. Pure Poison Dior, diğer çiçek özlerinin yanı sıra güçlü zambak kokusuyla klasikleşen kokusunu öne çıkarıyor. Dior serisinde bulunan birçok parfümün sahip olduğu ödül en az bir çiçek notasını içeriyor. Çeşitli meyveler, özellikle turunçgiller ve yeşil yapraklı bitkilerin esanslarını içeren taze kokular ise hem kadın hem erkek parfümlerinde sık kullanılıyor. Limon çiçeği, portakal, greyfurt, şeftali ve çilek bu tazeliği veren bitkiler arasında sayılıyor. Yosun ve otların tazeliği bu sayede canlı ve eğlenceli hale geliyor. Oryantal kokular tütsü esintili notalardan kehribar, sandal ağacı, paçuli ve güve otundan oluşturuluyor. Bu oryantal bileşenler resmi ve egzotik bir aura yaratıyor, mistik dokunuşların kullanıcıya olduğu kadar çevresine de yansımasını sağlıyor. Ağır ve güçlü olma eğilimindeki odunsu notalar gündüz yerine daha çok akşamları kullanılmak üzere tercih ediliyor. Çeşitli meşe ve ağaçlardan misk, tütün ve deriye kadar baskın esansların oluşmasını sağlıyor. Dior Pure Poison parfüm, çiçeksi ve oryantal esansları bir araya getirerek kıyafetlerinizde ve teninizde kalıcı hale gelmeyi amaçlıyor. Kokular aynı zamanda içeriklerinin konsantrasyonlarına göre de sınıflandırılabiliyor. Bu sınıflandırma kokunun ne kadar güçlü olduğunu ve ne kadar süre dayandığını belirliyor. Alkol yerine parfüm yağlarının oranı ne kadar fazlaysa konsantrasyon da o kadar fazla oluyor. Konsantrasyon oranı %15 ila %40 arasında bulunduğunda oldukça uzun ömre sahip olduğu biliniyor. Çoğu parfümde ise %20 ila %30 arasında bulunan oranlarda konsantrasyon sağlanıyor. Bu parfümlerin alkol içeriği düşük olduğundan hassas ve alerjik cilde sahip kullanıcılar için ideal kullanım sağlıyor. %15 ila %20 konsantrasyon içeren parfümler hem maliyet hem etkinlik açısından öne çıkıyor. Ulaşılabilen çoğu ürün bu oranlara üretiliyor. Günlük kullanım veya iş ortamına uygun olan %5 ila %15 konsantrasyona sahip olanlar ise oldukça hafif esanslar ile öne çıkıyor. Büyük şişelerde satılan %2 ila %4 esansa sahip parfümlerde üst, kalp ve alt notaların farkı minimuma düşüyor.

Hem gündüz hem gece stilinizi teninizde olduğu kadar etrafınızda da hissettirmek, seçkin tasarımcı ve uzmanlar tarafından özenle hazırlanan formülleri içeren parfümlere sahip olmak istiyorsanız, Türkiye ve dünyanın başarı, kalite ve güvenilirlik açısından önde gelen markalarını Trendyol sayesinde inceleyebilir, Christian Dior Pure Poison fiyat, indirim ve kampanyalarından haberdar olabilirsiniz.